Dünyadaki Son Adam (2015) Fragman
Film Özeti
Phil Miller, herkesin “vasat” dediği bir hayat yaşıyordu. Bankada sıkıcı bir işte çalışıyor, ailesine duyduğu sevgiyi her gün içten içe hissediyor ama bir yandan da buna koyu bir özlem besliyordu. İşte tam bu sıradanlık içinde, her şey birden alt üst oldu. Dünyanın en son insanı olmak… Gerçekten de muazzam bir yük! Phil, şimdi yalnızlıkla baş başa. İlk başta tam bir kaos yaşarken, nasıl oluyor da bu tekinsiz dünyada bir umuda dönüşüyor? Yalnızlığın ortaya çıkardığı ironi, Phil’in başına gelen olayların altında yatıyor; bir yabancının, başka birinin de aynı acıyı çektiğini fark etmesiyle başlıyor her şey.
Ders bir kenara, şimdi beraber işbirliği yapacaklar. Hayat, aslında birçok farklılığa rağmen bir araya gelebilir mi? Phil, bir yanda hayattan kopmuş bir adam, diğer yanda yürekten istediği basit bir mutluluk için mücadele eden insanlarla dolu. İşin komik tarafı, belki de herkesin oldukça garip olan bu yaşam koşullarında birbirleriyle mücadele etmekten başka seçenekleri yok. İnsanlık için savaşacak, ruhun derinliklerine inmeye çalışacaklar. Film, sadece aksiyon sahneleriyle değil; aynı zamanda derin duygular, mizahi anlar ve düşündürücü olaylarla dolu.
Bazen gözyaşlarına boğulsak da, bazen de kahkahalarla gülüp geçeceğiz. Cennetin kapıları kapandığında, belki de geriye yalnızca dostluğun ruha açılacak ışığı kalıyor. Nisha Ganatra’nın yönettiği bu yapım, geride kalan herkes için aslında koca bir düşünce alanı açıyor. Ya bizler, bu hayatta gerçekten yalnız mıyız? Birbirimizi bulmak için yola çıkmaya ne dersiniz? Geriye dönüp bakmaya, hayatın içindeki dostluğun değerini keşfetmeye… Of ya, o kadar şeyden sonra bir kurgu gibi görünse de, derinlerde bambaşka şeyler çarpıyor! Ve biraz da umuda yol alıyoruz. Sonuç olarak, “Dünyadaki Son Adam” yalnızca hayatın gerçekleri değil; aynı zamanda kelebek etkisiyle ilerleyen bir dram yolculuğu…
Yorumlar