Ölü Ozanlar Derneği (1989)
Film Özeti
50’lerin katı kurallarıyla dolu Welton Akademisi, okul gündeminden çok, gençlerin ruhunu sıkan bir labirent gibidir. Ancak, yeni ingilizce öğretmeni John Keating (Robin Williams) bu labirentte bir ışık, bir fırtına etkisi yaratmak üzere kapıya dayanır. Keating, öğrencilerine ders kitaplarındaki sayfaları yırtmayı, saygıdeğer ama yaşlı düşünceleri red etmeyi ve hayatı dolu dolu yaşamayı öğütleyerek, müfredata dair tüm kural ve gelenekleri yerle bir eder. Hayatın güzelliklerini, şiirle, hayallerle ve cesaretle öğrenmesini sağlar. Öğrencileri Ethan Hawke, Robert Sean Leonard ve Josh Charles gibi genç oyuncularla, sanki kendi hayatları üzerinde bir deney yapıyormuş gibi, kendilerine dair yeni sorular sormaya başlar…
Vallahi, film sadece bir okul hayatı hikayesi değil. Keating’in etkisiyle, öğrenciler cesaret bulur; bir araya gelir, “Ölü Ozanlar Derneği” adını verdikleri gizli bir grup oluştururlar. Burada, hayallerini paylaşır, içlerindeki tutkuları keşfederler. Kendi hayatlarını, kendi kurallarıyla yazmanın heyecanı ve korkusunu tadarken, Keating’in öğretileri onları değiştirir. Ancak, bu özgür düşünce, muhafazakar okul yönetiminin tepkisini çekecektir. Of ya, yönetim hemen devreye girecek! Okul müdürü Nolan (Norman) tarafından, Keating’in okuldan uzaklaştırılma kararı alındığında, altındaki o tutkulu gençler, sevdikleri öğretmenlerini savunmak için harekete geçeceklerdir…
Dram, heyecan ve müzikle bezeli bir kalp atışı gibi ilerleyen filmde, sıradan bir okul yaşamı, gençlerin cesaret hikayesine dönüşüyor. “Hayatınızı yaşamak için bir gün bile kaybetmeyin,” diyen Keating, onları sadece öğrenmeye değil, yaşamaya teşvik ediyor. Dram dolu sahneleriyle, “Ölü Ozanlar Derneği”, kimimiz için geçmişin hatıraları, kimimiz içinse bir yaşam dersi… Red edilmeyen bir hayal yolculuğu. Harbiden, bu filmde koca bir hayatın özünü bulacaksınız…
Yorumlar