Fargo (1996)
Film Özeti
Fargo, 1996 yılında Joel Coen’in ustalığıyla hayata geçirilen, ilk izleyişte aklınızda yer eden, karanlık bir mizah ve suç unsurlarıyla bezeli bir başyapıt. Kışın soğuk beyaz örtüsü altında, Minnesota’nın kasvetli atmosferinde geçiyor olaylar. Jerry Lundegaard, öyle bir tip ki… Adam resmen her şeyin tam ortasında yapboz gibi kalmış. Borçları, kâbus gibi peşini bırakmıyor, ama gamsızlığında bir hayır yok.
Bütün bu dertlerden bir kurtuluş yolu ararken, kayınpederinin zenginliğinden yararlanma fikri aklına geliyor. Yani, ne yapmalı? Hımm… Karısını kaçırmak! İşte tam burada sahtekar Jerry’nin kanlı planı devreye giriyor. Planını gerçekleştirmek adına iki suçlu kiralıyor: Steve Buscemi ve Peter Stormare. Ne yazık ki, işler hiç de planlandığı gibi gitmiyor. İki adamın beceriksizliği, gündelik sıradan bir hayatın sıradanlığını sorgulatacak iken, Jerry’nin aklındaki oyunları yerle bir edecek.
Bu başyapıtın en etkileyici yanlarından biri, Frances McDormand’ın canlandırdığı Marge Gunderson karakteri. Bu kadın, işine aşık bir polis dedektifi. Hırslı ve zeki. Her şeyin bir açıklaması olduğuna inanıyor. Şu an ne kadar soğuksa, kalp sıcaklığı da o kadar yüksek. Of ya, karakterler arasında müthiş bir denge kurulmuş. McDormand’ın performansı, filme oturmuş bir başyapıt gibi… Oscar kazanması da boşuna değil.
Bütün bu karmaşa içerisinde karakterlerin yüz ifadeleri, diyaloglar, olayların gidişatı, karamsarlığın içerisindeki küçük umut kırıntıları birer başyapıt gibi… Coen Kardeşler, burada sinematografide ve senaryoda kendilerini aşmışlar. Fargo’yu izlemek, karanlık bir sır dolu ortama dalmak gibi. Yani, heyecan verici bir yolculuğa çıkmaya hazır olun. Hem gülecek, hem de düşündürecek bir film. İzlemeden geçme, geç kaldığını düşünüyorsan… Hemen aç Netflix’i ve başla!
Yorumlar